Diş Dolguları
14 Temmuz 2026

Diş dolguları; çürük, kırık, aşınma veya farklı nedenlerle diş dokusunda meydana gelen madde kayıplarının onarılması ve dişin fonksiyonunun mümkün olduğunca korunması amacıyla uygulanan restoratif tedavilerdir.

Diş çürüğünün ilerleyerek dişte boşluk oluşturduğu durumlarda, çürümüş diş dokusu uzaklaştırılarak oluşan boşluk uygun bir dolgu materyali ile restore edilebilir. Uygulanacak tedavi yöntemi ve dolgu materyali; dişin mevcut durumu, madde kaybının büyüklüğü ve konumu ile hastanın bireysel klinik gereksinimleri doğrultusunda belirlenir.

DİŞ DOLGUSU HANGİ DURUMLARDA UYGULANABİLİR?

Diş dolgusu aşağıdaki durumlarda değerlendirilebilir:

• Diş çürükleri

• Dişte meydana gelen kırık veya çatlaklar

• Travmaya bağlı diş dokusu kayıpları

• Diş yüzeylerinde meydana gelen aşınmalar

• Mevcut bir dolgunun kırılması veya işlevini kaybetmesi

Her diş için dolgu tedavisi uygun olmayabilir. Dişteki madde kaybının büyüklüğüne ve dişin genel durumuna göre kanal tedavisi, kron veya farklı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekebilir. Kesin tedavi planı diş hekiminin klinik ve gerekli görülen radyolojik değerlendirmesi sonucunda belirlenmelidir.

DİŞ DOLGUSU NASIL YAPILIR?

Dolgu işlemi öncesinde dişin klinik muayenesi gerçekleştirilir ve gerekli görülmesi hâlinde radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.

Tedavi sırasında genel olarak çürümüş veya zarar görmüş diş dokusu uygun yöntemlerle uzaklaştırılır, ilgili bölge temizlenir ve oluşan boşluk dişin durumuna uygun bir dolgu materyali ile restore edilir.

Uygulanacak işlem basamakları; kullanılan dolgu materyaline, dişin konumuna ve mevcut madde kaybının büyüklüğüne göre farklılık gösterebilir.

DİŞ DOLGUSUNDA HANGİ MATERYALLER KULLANILIR?

Diş dolgularında farklı özelliklere sahip çeşitli restoratif materyaller kullanılabilmektedir. Kompozit rezinler, cam iyonomer esaslı materyaller ve amalgam bunlar arasında yer alabilir.

Dolgu materyali seçiminde; dişin ağızdaki konumu, dolgunun büyüklüğü, çiğneme kuvvetleri, estetik gereksinimler ve hastanın bireysel klinik durumu dikkate alınır. Uygun materyalin seçimi diş hekiminin değerlendirmesi doğrultusunda yapılmalıdır.

KOMPOZİT DOLGU NEDİR?

Kompozit dolgular, doğal diş rengine yakın tonlarda hazırlanabilen restoratif materyallerdir. Ön ve arka dişlerde, dişin klinik durumuna ve tedavi gereksinimine göre kullanılabilir.

Kompozit materyaller dişe uygun şekilde yerleştirilir ve çoğunlukla özel bir ışık yardımıyla sertleştirilerek restorasyon tamamlanır.

DOLGU YAPILIRKEN AĞRI HİSSEDİLİR Mİ?

Dolgu işlemi sırasında hissedilebilecek rahatsızlık; çürüğün derinliğine, dişin mevcut durumuna ve yapılacak işlemin kapsamına göre değişiklik gösterebilir.

Gerekli görülen durumlarda lokal anestezi uygulanarak işlem sırasında ağrının kontrol altına alınması amaçlanır. Tedavi sonrasında bazı hastalarda kısa süreli hassasiyet görülebilir.

Uzun süre devam eden, giderek artan veya şiddetli ağrı bulunması durumunda diş hekimine başvurulması önerilir.

DOLGU SONRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Dolgu işleminin ardından diş hekiminin kişiye özel önerilerine uyulması önemlidir.

Lokal anestezi uygulanmışsa uyuşukluk tamamen geçene kadar özellikle sıcak yiyecek ve içeceklerin tüketiminde dikkatli olunmalı; dudak, yanak veya dilin farkında olmadan ısırılmasından kaçınılmalıdır.

Dolgu sonrasında yüksek gelme hissi, çiğneme sırasında belirgin ağrı, dolgunun kırılması veya düşmesi gibi bir durum yaşanması hâlinde diş hekimine başvurulmalıdır.

DOLGU YAPILAN DİŞTE HASSASİYET NORMAL MİDİR?

Dolgu işlemi sonrasında bazı hastalarda sıcak, soğuk veya çiğneme sırasında geçici hassasiyet görülebilir.

Hassasiyetin süresi ve şiddeti; dolgunun derinliği, dişin tedavi öncesindeki durumu ve bireysel faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Şiddetli, kendiliğinden başlayan, gece uykudan uyandıran veya giderek artan ağrı bulunması durumunda diş hekimi değerlendirmesi önerilir.

DİŞ DOLGULARI NE KADAR SÜRE KULLANILABİLİR?

Bir dolgunun kullanım süresi için her hasta ve her diş açısından geçerli tek bir süre vermek mümkün değildir.

Dolgunun kullanım süresi;

• Kullanılan restoratif materyale

• Dolgunun büyüklüğüne ve konumuna

• Çiğneme kuvvetlerine

• Diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığına

• Ağız bakım alışkanlıklarına

• Dolgunun ve çevresindeki diş dokularının durumuna

bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Dolgu kenarlarında zaman içerisinde aşınma, kırılma veya yeni çürük oluşumu meydana gelebileceğinden gerekli durumlarda diş hekimi tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

ESKİ DOLGULARIN DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİR Mİ?

Her eski dolgunun yalnızca yaşı nedeniyle değiştirilmesi gerekli değildir.

Dolgunun kırılması, çatlaması, kenar uyumunun bozulması, altında veya çevresinde yeni çürük oluşması ya da başka bir klinik gereklilik bulunması durumunda dolgunun yenilenmesi değerlendirilebilir.

Mevcut bir dolgunun değiştirilip değiştirilmemesine, diş hekiminin klinik ve gerekli görülen radyolojik değerlendirmesi sonucunda karar verilmelidir. FDA da iyi durumda olan ve altında çürük bulunmayan mevcut amalgam dolguların yalnızca rutin olarak çıkarılmasını önermemektedir.

DOLGULU DİŞLERİN BAKIMI NASIL YAPILMALIDIR?

Diş dolgusu yapılmış olması günlük ağız bakımına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmaz.

Dolguların ve doğal diş dokularının korunmasına katkı sağlamak amacıyla;

• Dişler düzenli olarak florürlü diş macunu ile fırçalanmalıdır.

• Diş aralarının temizliğinde kişiye uygun diş ipi veya ara yüz temizleme araçlarından yararlanılmalıdır.

• Şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketiminden kaçınılmalıdır.

• Dişlerle çok sert cisimler kırılmamalıdır.

• Diş sıkma veya gıcırdatma şikâyeti bulunması durumunda diş hekimine başvurulmalıdır.

• Ağız ve diş sağlığı kontrolleri bireysel gereksinimler doğrultusunda sürdürülmelidir.

Florür kullanımı ve düzenli ağız bakımı, yeni diş çürüklerinin ve dolgu gereksiniminin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

DİŞ HEKİMİNE NE ZAMAN BAŞVURULMALIDIR?

Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin görülmesi hâlinde diş hekimine başvurulması önerilir:

• Dolgulu dişte sürekli veya şiddetli ağrı

• Sıcak veya soğuğa karşı uzun süre devam eden hassasiyet

• Çiğneme sırasında belirgin ağrı

• Dolgunun kırılması veya düşmesi

• Dişte kırık veya çatlak oluşması

• Dolgu çevresinde renk değişikliği veya çürük şüphesi

• Diş eti veya yüz bölgesinde şişlik

• Dolgunun yüksek olduğu hissi

Erken değerlendirme, mevcut sorunun ilerlemeden belirlenmesine ve uygun tedavi planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir.

ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME

Her hastanın ağız ve diş sağlığı durumu, diş yapısı ve tedavi gereksinimleri farklılık gösterebilir.

Dolgu tedavisinin uygun olup olmadığı, kullanılacak restoratif materyal ve tedavi yöntemi; klinik ve gerekli görülen radyolojik değerlendirmeler sonucunda diş hekimi tarafından belirlenmektedir.

Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup kişiye özel tanı ve tedavi önerisi yerine geçmez.